haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4.30.2013


Ülkemiz de polisin görevi nedir..?
Vatandaşın huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır tek kelimeyle özetlemek gerekirse..Vatandaşın huzurunu kaçırmak değildir,Evet malesef ülkemizde terör var yadsınamaz bir gerçek ve uyuşturucu illetide en fazla anne babaların çekindiği bir diğer konu.Fakat GBT uygulaması kapsamında her önüne geleni aramak ne kadar insan haklarına uygundur,Eskiden rahat rahat oturduğumuz park banklarında insanlar şimdi sevgilisiyle veya eşiyle oturamıyor.
Bu uygulamanın Türkiye'nin batasında daha çok yapılması ise daha da abes olan tarafı,Uyuşturucu genellikle Güneydoğu Anadoludan geliyor,Kaçak pek çok malında ordan geldiği aşikar durum ve hal böyle olmasına karşın oralarda polis vatandaşı GBT'ye sokmaya korkuyor bu bizzat tanıdığım hem Güneydoğu Anadolu bölgesinde hemde Batıda İzmir'de görev yapmış bir polisin beyanları..

Orda ki terörden dolayı vatandaşı orda durdurmak,aramak ve GBT'ye sokmak zor..!Fakat batıda polis rüzgarı esiyor,geçenlerde okudunuz mu bilmiyorum avukat bir hanımla eşi doktor bey parkta GBT'ye sokulmak isteniyorlar üstleri aranıyor ve buda yetmezmiş gibi ters kelepçe ile karakola götürülüyorlar..!
Nedeni mi..? GBT'ye girmek istememeleri..En doğal hakkı ben eşimle parkta oturcam ve o kadar ne oldukları belirsiz kişiler ki çoğunu poliste biliyor Kumar oynatan mekan sahipleri,Uyuşturucu satanlar ve kaldırımlarda elini kolunu sallayarak gezen daha çok Perşembe gecesi Kurtlar Vadisinden sonra hatta Kabadayı olan kişiler varken iş çıkışı cici bici giyimli kişileri polisin durdurmasının altında ben art niyet ararım ve hatta ileri gider sapık damgası bile koyarım..!
Bir erkeğin yanında ki bayana heleki düzgün elbiselerle iş çıkışı olduğu apaçık belli olduğu halde polis onlara yanaşıyorsa bu ya bayana hava atmak içindir yada lak lak içindir...!

Elbette ki polislerimizi kötülemek değil bu fakat onlarda insan ama aralarında elbette ki çürük elmalar var..!
O yüzden bu çürük elmalara karşı vatandaşlık haklarınızın olduğunu unutmayın..



Posted on 06:39 by Unknown

No comments

4.22.2013


Sözde özgür bir Ülke'den bahsediyoruz..!

Anayasa mahkemesi daha önce onaylamadığı cezayı değişiklikler neticesinde vede Hükümetin baskısı neticesinde bu sefer onayladı..

Bundan sonra evinize gelen TÜİK yetkililerin anketlerini cevaplamama gibi bir özgürlüğünüz yok veya yanlış blgi vermek gibi bir özgürlüğünüzde.Resmen özel hayata tecavüz eden bu yasa Anayasa Mahkemesinden geçti ve artık istesenizde istemesenizde Ya soruları cevaplıyacaksınız Yada 2 Bin Türk lirasını yatıracaksınız..!

YASA NE DİYOR?
Türkiye İstatistik Kanunu’nun 7.Maddesi istatistiki birimlerin, kendilerinden istenen veri veya bilgileri vatandaşlık görevi bilinci içerisinde, TÜİK Başkanlığının belirleyeceği şekil, süre ve standartlarda eksiksiz ve doğru olarak ücretsiz vermekle yükümlü olduğunu düzenliyor.

54. maddede ise istenilen bilgileri geçerli mazereti olmaksızın belirlenen şekil ve süre içinde vermeyen, eksik veya hatalı verenlerin bir kereye mahsus uyarılarak, 7 gün içinde bilgileri vermeleri ve ya eksik ve hataları gidermelerinin isteneceği yer alıyor.
Bu uyarıya rağmen, bilgileri hiç vermeyen veya talep edildiği halde eksiklikleri gidermeyen ve hataları düzeltmeyen gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişilerinin organ ve temsilcileri hakkında fiilin; a) hane halkı veya bireylerle yapılan araştırmalarda işlenmesi durumunda 500 lira b) a bendi dışında kalan birimlerle yapılan araştırmalarda işlenmesi durumunda 1000 lira; c) sayımlarda işlenmesi durumunda ise 2000 lira idari para cezası uygulanır.



Posted on 04:07 by Unknown

No comments

3.30.2013

BALYOZ davasında 16 yıl hapis cezasına çarptırılan 64 yaşındaki emekli Tümgeneral Rıfkı Durusoy, cezaevinde evlendiği 30 yaşındaki eşi Melike Durusoy İle hastanede kaldığı 10 gün boyunca yeni eşi ile hastane odasında kapıda askerlerin nöbet tuttuğu esnada sevişip,bir bebek için düğmeye basmışlar..
Bu olayda Melike Hanımın Rıfkı Bey'i ziyaret için gittiği cezaevinin X-ray'ına girmemesiyle gün yüzüne çıkıyor ve cezaevi yönetimi araştırma yapıp,hastanede ilişkiye girdiklerini tespit ediyorlar..
Böylece gündeme oturmuş oldu Rıfkı Bey..Garip insanlarımız var doğrusu hemde çok garip ağzımdan onca argo laf dökülür fakat ortada bir masum bebek söz konusu onun için argo sözleri süpürüyorum dilimden..

Ve bu Rıfkı General Beyimiz 15 Şubat 2011'de Tutuklandıktan sonra eşi Filiz Durusoy'dan Boşandı,3 Haziran 2011’de görülen duruşmasında Durusoy’un eski eşi Filiz Durusoy ile Melike Kaynak (Durusoy) arasında tartışma yaşandı. Olaya ilişkin açıklama yapmak istemeyen Melike Kaynak (Durusoy), “O benim velim gibidir. Aramızda baba-kız ilişkisi var” dedi. Bu olaydan birkaç ay sonra Rıfkı Durusoy ile üniversitede yüksek lisans yapan Melike Kaynak (Durusoy) Aralık 2011’de Silivri Cezaevi’nde evlendi. 

Sonrada Askerlerimizi cezaevine atıyorlar diyorlar,Bunun yeri neresi acaba yorum sizlerin..


Posted on 18:49 by Unknown

No comments

Bugün gazetelerde tazminat davası ve Garipoğlu ailesinin mal varlığı konuşuluyordu..
Tazminat parası,Münevverin Canını geri getirir mi..?
Veya Kanını Temizler mi..?

Olayı herkes biliyor fakat üstünden geçcek olursak,Cem Garipoğlu isimli bir ailenin çocuğu olarak dershanede tanışıp sevgilisi olduğu Münevver Karabulut'u 3 Mart 2009 tarihinde canice öldürerek,kaçıp 197 gün sonra teslim olup,18 Kasım 2011 tarihinde ise dava sonucunda Cem Garipoglu 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Annesi ve amcasına da 3'er yıl hapis cezası verildi. Babası ise beraat etti..Adli tıp kurumunda yaşanan ihmal nedeniyle açılan dava kapsamında; ikisi doktor, biri otopsi teknisyeni olmak üzere üç adli tıp görevlisi yargılandı ve yargılama sonucu doktorlar beraat ederken "görevi ihmal" gerekçesiyle otopsi teknisyeni 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Yani yargılamada dahi gizli uzantılarla yargılama sürecini bile kirleten bir aileden bahsediyoruz,Geçen sene İbrahim Tatlıses'i vuran Abdullah Uçmak 36,5 Sene hapis cezasına çarptırıldı..!
Canice kesilerek ve gitar çantasıyla Çöp Konteynerına atılan bir cinayete ise 24 yıl..!!!
 Adalet mi..?Elbette ki değil Fakat medya yakalanmasına verdiği çabayı yargılamayada verseydi keşke dedirten cinsten bir olay..

Asıl değinmek istediğim konu ise Karabulut ailesi,yazımın başında da belirttiğim gibi 2 Milyonluk bir tazminat dava açmışlar,düşünüyorum bir insan olarak ben onlardan 2 milyon alsam ne olur ki?
O Paralar bankalardan hortumlandı,o paraları tutan eller benim kızımı öldürdü,hatta canice onlardan gelecek 2 milyon değil 10 milyon dahi olsa nafile..!İnsanın canı gitmiş para onun yerini doldurabilir mi.:?
Asla...!
Ve insanlığıma şu lekeyi asla sürmezdim,ne olursa olsun kızımı kaybettikten sonra tazminat davası açıp aileme bu çirkin davranışın lekesini sürmezdim..Medyada çıkan bu haberlerle kızımın anısını kirletmezdim..

Bence Karabulut ailesi o parayı almamalı,alsa dahi üstüne benzin döküp herhangi bir meydana tüm gazetecileri çağırıp ateşe vermeli..!


Posted on 18:12 by Unknown

No comments